Ekologos ile Temmuz 2026 Sürdürülebilirlik Gündemi
İklim değişikliği, pek çok alanda etkisini daha görünür hale getiriyor. Bilimsel araştırmalar ve güncel gelişmeler de bu dönüşümün farklı boyutlarını ortaya koymaya devam ediyor. Türkiye'nin değişen iklim yapısından Avrupa'daki sıcak hava dalgalarının etkilerine, döngüsel ekonomi uygulamalarından iklimin günlük yaşama yansımalarına kadar öne çıkan gelişmeleri sizler için derledik.
Türkiye’nin İklim Haritası Baştan Şekilleniyor
Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş ile İzmir Bakırçay Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Coğrafya Bölümü Araştırma Görevlisi Nami Yurtseven, Türkiye’de gözlenen iklim tiplerindeki değişime ilişkin dikkat çekici bulgular ortaya koyan bir araştırma yayımladı. Çalışmada 1961-1990 ve 1991-2020 dönemleri karşılaştırılırken, Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli'nin (IPCC) düşük, orta ve yüksek emisyon senaryoları temel alınarak 2041-2070 ve 2071-2099 dönemleri için projeksiyonlar hazırlandı.
Araştırmaya göre son 60 yılda Türkiye’de yarı kurak bozkır ve Akdeniz iklimlerinin kapladığı alanlar belirgin şekilde genişledi. Yazları kurak ve çok sıcak geçen Akdeniz iklimi 1961-1990 döneminde ülke yüzölçümünün %28,9’unu oluştururken, bu oran 1991-2020 döneminde %31,8’e yükseldi. Aynı dönemde yarı kurak bozkır iklimi %21,9’dan %24,2’ye çıkarken, yazları kurak ve sıcak geçen soğuk iklim tipinin kapladığı alan ise %24’ten %19,3’e geriledi.
Prof. Dr. Murat Türkeş, yarı kurak bozkır ve Akdeniz iklimlerinin yaygınlaşmasının yalnızca iklim sınıflandırmasındaki bir değişim olmadığını, bunun doğal sistemlerden ekonomiye kadar uzanan yapısal bir dönüşüme işaret ettiğini belirtti. Akdeniz ikliminin kuzeye ve daha yüksek rakımlara doğru genişlemesinin, daha uzun ve sıcak yazlar, belirgin kuraklık dönemleri ile düzensiz ancak şiddetli yağışların görülme sıklığını artırabileceğine dikkat çeken Türkeş, bu değişimin orman yangını riskini de yükseltebileceğini vurguladı.
Haberin ayrıntılarına buradan ulaşabilirsiniz.
Aşırı Sıcaklar Gıda Fiyatlarını da Etkileyebilir
Haziran ayında Avrupa genelinde etkili olan sıcak hava dalgasının, yaklaşık 9 milyon ton tarımsal ürün kaybına neden olduğu ve tahıl üreticilerinin yaklaşık 2 milyar euro gelir kaybı yaşadığı tahmin ediliyor. Uzmanlar, yaşanan üretim kayıplarının önümüzdeki dönemde gıda fiyatları üzerinde de baskı oluşturabileceğine dikkat çekiyor.
Avrupa Tahıl ve Yağlı Tohumlar Ticaret Birliği'nin (Coceral) değerlendirmesine göre, sıcak hava dalgası nedeniyle buğday, arpa, mısır ve yulaf başta olmak üzere tahıl üretiminde önemli düşüşler bekleniyor. Mevcut tahminler, Avrupa Birliği ile Birleşik Krallık'ın 2018 yılından bu yana en düşük tahıl hasadını gerçekleştirebileceğine işaret ediyor.
Birleşik Krallık merkezli düşünce kuruluşu Energy and Climate Intelligence Unit (ECIU), kaybedilen tahıl üretiminin mevcut piyasa değerinin yaklaşık 2 milyar euro olduğunu hesapladı. Ülke bazında en büyük üretim kaybının yaklaşık 3,4 milyon ton ile Fransa'da yaşanması beklenirken, Fransa'yı 2,4 milyon tonla Macaristan ve 1,4 milyon tonla İspanya'nın takip edeceği öngörülüyor.
Haberin ayrıntılarına buradan ulaşabilirsiniz.
Depozitosu Olan Ambalajlar Sistemi Devreye Girdi
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda, Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) tarafından yürütülen Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) sistemi, 1 Temmuz tarihi itibarıyla ülke genelinde uygulanmaya başlandı. Ulusal entegrasyon süreci kapsamında 81 ildeki 973 ilçede DOA makineleri hizmete alındı.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, sistemin ilk 17 gününe ilişkin verileri paylaşarak, 1 Temmuz'dan bu yana 33 milyon ambalajın toplandığını ve 2 milyondan fazla vatandaşın sisteme kaydolduğunu açıkladı. En fazla ambalaj toplanan iller ise sırasıyla İstanbul, Denizli, Sakarya, Ankara ve Bursa oldu.
Bakanlık tarafından yapılan açıklamada ayrıca, Şubat 2025'te pilot il olarak uygulamaya alınan DOA sisteminde Sakarya'da bugüne kadar toplanan ambalaj sayısının 92 milyon 538 bin 888'e ulaştığı bilgisi paylaşıldı.
Haberle ilgili ayrıntılara buradan ulaşabilirsiniz.
SKA’larda İlerleme Hedeflerin Gerisinde Kalmaya Devam Ediyor
Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın (SKA) kabul edilmesinin üzerinden 11 yıl geçmesine rağmen, Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı (SDSN) tarafından yayımlanan 2026 Sürdürülebilir Kalkınma Raporu, küresel ilerlemenin hedeflerin gerisinde kaldığını ortaya koyuyor. İnsan refahını, ekonomik kalkınmayı ve çevrenin korunmasını birlikte ele alan 17 amaç ve 169 alt hedeften oluşan SKA’larda, mevcut ilerleme hızının 2030 hedeflerine ulaşmak için yeterli olmadığı belirtiliyor.
Rapora göre, 2030 yılına kadar hiçbir sürdürülebilir kalkınma amacının küresel ölçekte tamamen gerçekleştirilemeyeceği öngörülüyor. Hedeflerin yalnızca %16’sı planlandığı şekilde ilerlerken, %16’sında ise gerileme yaşanıyor. Özellikle Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar (SKA 11), Sudaki Yaşam (SKA 14), Karasal Yaşam (SKA 15) ile Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar (SKA 16) başlıklarında ilerlemenin sınırlı kaldığı ifade ediliyor.
Rapor, küresel ortalamaların ülkeler ve bölgeler arasındaki önemli farklılıkları yansıtmadığına da dikkat çekiyor. Özellikle yükselen ve gelişmekte olan ekonomilerde yapısal kırılganlıklar, finansman ve yatırım eksikliği, SKA'lara yönelik ilerlemenin önündeki temel engeller arasında gösteriliyor.
Ülke performanslarına bakıldığında ise, SKA Endeksi'nde ilk 20 ülkenin 19'unu Avrupa ülkeleri oluşturuyor. Finlandiya önceki yıllarda olduğu gibi listenin ilk sırasında yer alırken, İsveç ve Danimarka ilk üçü tamamlıyor. Buna karşın rapor, en yüksek performansa sahip ülkelerde dahi sorumlu tüketim ve üretim, iklim eylemi ile çevresel sürdürülebilirlik alanlarında önemli zorlukların devam ettiğini ortaya koyuyor. Öte yandan, 2015 yılından bu yana en güçlü ilerlemenin Doğu ve Güney Asya'da kaydedildiği, büyük ekonomiler arasında ise Hindistan ve Çin'in en fazla yükseliş gösteren ülkeler arasında yer aldığı belirtiliyor.
Raporda ayrıca ülkelerin uluslararası iş birliğine katkısını değerlendiren Birleşmiş Milletler Çoktaraflılık Endeksi sonuçlarına da yer veriliyor. Buna göre Barbados bir kez daha listenin ilk sırasında yer alırken; Antigua ve Barbuda, Uruguay, Trinidad ve Tobago, Maldivler, Jamaika, Mauritius, Şili, Filipinler ve Malezya ilk on ülke arasında bulunuyor. ABD ise üçüncü yıl üst üste endeksin son sırasında yer alıyor.
Raporun ayrıntılarına buradan ulaşabilirsiniz.