Okuma Süresi

Sürdürülebilirlik Gündeminden Öne Çıkan Başlıklar / Aralık 2025

Küresel bağlamda, sürdürülebilir bir gelecek ve Net Sıfır hedeflerine ulaşmak için önemli adımlar atılıyor. Bu doğrultuda 2025 yılının Aralık ayında gerçekleşen gelişmeleri birlikte inceleyelim.

Zorlu 970X548 Dijital Do Nu S U M (5)

Plastik Kirliliğini 15 Yılda Sonlandırmak Mümkün

Birleşik Krallık merkezli bir hayır kurumu olan Pew Vakfı’nın, Imperial College London ve Oxford Üniversitesi’nden akademisyenlerle beraber hazırladığı “Breaking the Plastic Wave 2025” (Plastik Dalgasını Kırmak) adlı rapor plastiğin halk sağlığını, dünya ekonomilerini ve gezegenin geleceğini tehdit ettiğini vurguluyor. Rapor, bu durumun ekonomiden halk sağlığı ve iklim krizine kadar yaşamın pek çok alanına zarar verdiğini, ileride de zarar vermeye devam edeceğini ortaya koyuyor.

Bir önlem alınmadığı takdirde, plastik kirliliğinin önümüzdeki 15 yıl içinde iki kattan fazla artarak yılda 280 milyon metrik tona ulaşacağı öngörüsü raporda belirtilen önemli noktalardan biri. Bu da her saniye plastik atıkla dolu bir çöp kamyonunun boşaltılmasına karşılık geliyor. Atıkların büyük kısmını ise ambalajlar oluşturuyor. 2025’te küresel plastik atığının %33’ünü oluşturan bu ambalajlar, 66 milyon ton kirliliğin çevreye karışmasına neden oldu.

Rapor, çözüm noktasında da önemli veriler sunuyor. Buna göre, belirli polimerlerin yasaklanması ve plastik yerine diğer malzemelerin kullanılmasıyla birlikte plastik kirliliği önümüzdeki 15 yılda %97 oranında azaltılabilir. Pew Vakfı’nda plastik kirliliğinin önlenmesi üzerine çalışan proje direktörü Winnie Lau, dünyanın böyle bir kapasiteye sahip olduğunu vurgulayarak “2040’a kadar plastik ambalaj kirliliğini %97 azaltmak için iki temel araç var. En önemlisi, kirliliğin üçte ikisini ortadan kaldıracak olan yeniden kullanım ve iade sistemleri. İkinci araç ise ambalaj için kullanılan plastik üretiminin azaltılması ve karton, cam, metal gibi diğer malzemelerin kullanılmasıyla bazı polimerlerin yasaklanması.” dedi.  

Raporun ayrıntılarına buradan ulaşabilirsiniz.

Kentlerin Su Bütçelerinin Oluşturulması Gerekiyor

“Su krizi” son dönemde özellikle şehirlerde oldukça sık karşımıza çıkıyor. Bu krizin boyutu ve çözümü noktasında bilgiler paylaşan Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (iklimBU) Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş, Doğan Haber Ajansı’na konuyla yaptığı ilgili açıklamada kentlerin su bütçeleri oluşturmalarının elzem olduğunun altını çizerek şöyle konuştu: “Orman ekosistemleri, su toplama havzaları, tarım, içme ve kullanma suyu gibi yaşanabilecek su krizlerinin önüne geçebilmek için mutlaka kentlerin su bütçelerinin oluşturulması gerekiyor. Bilimsel amaçlara, temellere dayalı, yörenin hidrolojisi, hidroklimatolojisi, değişen iklim koşulları ve fiziki coğrafyasını dikkate alan kuraklık ve su yönetim planları olması gerekiyor. Her yılın su bütçesi değişen iklim koşulları ile birlikte denetlenmeli. Özellikle kentler ve tarım açısından baktığımızda her yılın koşullarını, değişen iklimi, hatta öngörüleri dikkate alan dinamik, çok disiplinli su bütçeleri oluşturmamız gerekiyor. Hidroklimatoloji, fiziki coğrafya, değişen iklim ve su talebinin iyi bilinmesi burada çok önemli. İklim değişikliğinin etkilerini izleyip saptamalı; mevsimsel öngörüleri de dikkate alarak önlemleri çok önceden planlanlamalıyız.”

Haberin detaylarına buradan ulaşabilirsiniz.

BIST 30’un 2024 İklim ve Sürdürülebilirlik Karnesi Açıklandı

İklim İçin 350 Derneği’nin Sürdürülebilir Ekonomi ve Finans Araştırmaları Derneği ile (SEFiA) birlikte hazırladığı “İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Araştırması: BIST 30 şirketlerinin 2024 Yılı Görünümü” raporu yayımlandı. Bu yıl dördüncüsü yapılan çalışma, Borsa İstanbul’da işlem gören bankacılık sektörü haricindeki şirketlerin ÇSY ve CDP raporlamaları ile kamuoyu açıklamalarını kapsıyor. Araştırma, değer zinciri boyunca emisyon değerleri, net sıfır ve karbon nötr hedeflerini de dikkate alarak şirketlerin stratejik farklılıklarını ortaya koyarken; düşük karbonlu ekonomiye geçiş için ihtiyaç duyulan politika, finansman ve işbirliği mekanizmaları tartışmalarına katkı sağlamayı amaçlıyor.

Rapora göre, BIST 30 Endeksi’ndeki şirketlerin 2023-24 Sustainalytics risk derecelerine bakıldığında, 2023’te %46 olan ciddi ve yüksek risk oranının 2024’te %24’e gerilediği; düşük riske sahip şirket oranın ise %12’den %16’ya çıktığı belirtiliyor. Bu dağılıma göre endeks şirketlerinin %60’ı orta risk grubunda bulunuyor.

Rapor, değer zincirine yönelik 2024 yılı Kapsam 1, Kapsam 2 ve/veya Kapsam 3 emisyonunu açıklayan şirketleri de inceliyor. Buna göre, Kapsam 1 ve Kapsam 2 sera gazı emisyonlarını raporlayan şirket sayısı 23, Kapsam 3 emisyonlarını raporlayan şirket sayısı ise 15 olarak belirlenmiş. Yine rapora göre, net sıfır tarihi belirten şirket sayısı ise 16 oldu. Endekste yer alan diğer 10 şirket ise net sıfır için herhangi bir tarih beyanında bulunmadı. 

Araştırmanın ayrıntılarına buradan ulaşabilirsiniz.